Ara
languissant
01
zayıf, güçsüz
qui manque de force ou d'énergie
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
şimdiki ortaç sıfatı
niteliksel
üstünlük derecesi
le plus languissant
karşılaştırma derecesi
plus languissant
derecelendirilebilir
eril tekil
languissant
eril çoğul
languissants
dişil tekil
languissante
dişil çoğul
languissantes
Örnekler
Son corps était languissant après l' entraînement.
Vücudu antrenmandan sonra güçsüzdü.
02
özlem dolu, hüzünlü
qui exprime de la mélancolie, de la tristesse ou du désir
Örnekler
La musique avait un ton languissant et mélancolique.
Müziğin hüzünlü ve melankolik bir tonu vardı.



























