Ara
languissant
01
zayıf, güçsüz
qui manque de force ou d'énergie
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
şimdiki ortaç sıfatı
niteliksel
üstünlük derecesi
le plus languissant
karşılaştırma derecesi
plus languissant
derecelendirilebilir
eril tekil
languissant
eril çoğul
languissants
dişil tekil
languissante
dişil çoğul
languissantes
Örnekler
Après la maladie, il était très languissant.
Hastalıktan sonra, çok güçsüzdü.
02
özlem dolu, hüzünlü
qui exprime de la mélancolie, de la tristesse ou du désir
Örnekler
Elle avait un regard languissant vers la mer.
Denize doğru hüzünlü bir bakışı vardı.



























