La grandeur
[gender: feminine]
01
büyüklük, boyut
caractère de ce qui est grand par la taille, le volume ou la quantité
Örnekler
On admire la grandeur du désert.
Çölün büyüklüğüne hayran kalıyoruz.
02
büyüklük, şan
puissance, gloire ou prestige d'un individu, d'un peuple ou d'un État
Örnekler
Ils regrettent la grandeur passée de leur empire.
Onlar, imparatorluklarının geçmişteki ihtişamını özlüyorlar.
03
büyüklük, yücelik
qualité morale ou spirituelle d'une personne ou d'un acte
Örnekler
La grandeur d' un chef se voit dans sa capacité à écouter.
Bir liderin büyüklüğü, dinleme yeteneğinde görülür.



























