entamer
Pronunciation
/ɑ̃tame/

"entamer"kelimesinin Fransızca tanımı ve anlamı

entamer
01

başlamak, girişmek

commencer quelque chose progressivement
entamer definition and meaning
example
Örnekler
J' ai enfin entamé la lecture de ce livre.
Sonunda bu kitabı okumaya başladım.
02

kullanmaya başlamak, tüketmeye başlamak

commencer à consommer ou utiliser quelque chose
example
Örnekler
Il a entamé son déjeuner avant tout le monde.
O, herkesten önce öğle yemeğini başlattı.
03

zarar vermek, hasar vermek

porter atteinte à quelque chose, diminuer sa valeur ou son intégrité
example
Örnekler
Cette décision risque d' entamer nos relations commerciales.
Bu karar, ticari ilişkilerimizi zedelemek riskini taşıyor.
04

bir parça almak, kesmek

prendre ou couper une partie d'un tout
example
Örnekler
Tu peux entamer le jambon, j' ai déjà sorti le couteau.
Jambonun bir kısmını kesmeye başlayabilirsin, bıçağı zaten çıkardım.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

stars

app store