Ara
coller
01
yapıştırmak, tutkallamak
fixer une chose à une autre avec de la colle ou en appuyant fortement
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
yardımcı fiil
avoir
1. tekil kişi
colle
1. çoğul kişi
collons
gelecek zamanda 1. kişi
collerai
şimdiki zaman ortacı
collant
geçmiş zaman ortacı
collé
imperfekt zamanda 1. çoğul kişi
collions
Örnekler
La feuille ne colle pas bien, il manque de la colle.
Kağıt iyi yapışmıyor, yeterli tutkal yok.
02
yapıştırmak, eklemek
insérer un texte, une image ou un fichier copié dans un document ou un programme
Örnekler
Il faut coller le lien dans l' e-mail.
Bağlantıyı e-postaya yapıştırmak gerekiyor.
03
kalmak, geçememek
ne pas réussir un examen ou une épreuve
Örnekler
Plusieurs élèves ont collé cette année.
Birkaç öğrenci bu yıl kaldı.
04
örtüşmek, uyuşmak
être en accord ou compatible avec quelque chose
Örnekler
Ce personnage ne colle pas à ce rôle.
Bu karakter bu role uymuyor.
05
yapıştırmak, bastırmak
mettre quelque chose contre une surface ou très près d'une autre chose
Örnekler
Il m' a collé son téléphone sous les yeux.
Telefonunu gözlerimin altına yapıştırdı.



























