lalever
lalever
la[det][pron][n]

la,la • onu • la,la

[adv]

orada,şurada

label[n]

etiket,etiketleme

laboratoire[n]

laboratuvar,araştırma laboratuvarı

labour[n]
labourer[v]
labrador[n]

labrador,labrador köpeği

lac[n]

göl,gölcük

lacet[n]

ayakkabı bağı,bağcık

lâche[adj][n]

gevşek,bol • korkak,ödlek

lâcher[v]

bırakmak,salıvermek

lacté[adj]
laïcité[n]

laiklik,devlet dini tarafsızlığı

laid[adj][n]

çirkin,kötü görünümlü • çirkinlik,kötü görünüm

laine[n]

yün,yün lifi

laïque[n][adj]

laik,sekülerist • laik,seküler

laisse[n]

tasma,köpek tasması

laisser[v]
laisser en plan[phrase]
laisser un mot[phrase]
lait[n]

süt,süt ürünü

lait chocolaté[n]

çikolatalı süt,sütlü çikolata

lait de poule[n]

yumurtalı sütlü içki,yumurta likörü

lait en poudre[n]

toz süt,kurutulmuş süt

lait maternisé[n]

bebek maması,formül süt

laitier[n][adj]
laitue[n]

marul,salata

laitue asperge[n]

kuşkonmaz marul,gövde marulu

laitue iceberg[n]

ayberg marul,buzdağı marulu

lama[n]

lama,lamalar

lampe[n]

lamba,lamba

lampe de table[n]

masa lambası,çalışma lambası

lancement[n]

fırlatma

lancer[v]

atmak,fırlatmak

landau[n]

bebek arabası,puset

langue[n]

dil,dil

langue maternelle[n]

ana dil,anadili

languissant[adj]

zayıf,güçsüz

lapidaire[n]

lapidary,taş kesme ustası

lapin[n]

tavşan,tavşancık

lapin à queue blanche[n]

beyaz kuyruklu tavşan,pamuk kuyruklu tavşan

lapsus[n]

dil sürçmesi,ağızdan kaçırma

laque[n]

vernik,cila

lard[n]
large[adj][n]

geniş,enli • bol,geniş

largement[adv]
largeur[n]

genişlik,en

larguer[v]
larron[n]
larve[n]

larva,kurtçuk

larynx[n]
lasagnes[n]

lazanya yaprakları,lazanya levhaları

lassitude[n]
latte[n]

çıta,lata

lavabo[n]

lavabo,lavabo

lavage[n]
lavande[n][adj]

lavanta,lavanta çiçeği • lavanta,lavanta rengi

lave-linge[n]

çamaşır makinesi,yıkama makinesi

lave-vaisselle[n]

bulaşık makinesi,bulaşık yıkama makinesi

laver[v]

yıkamak

lavis[n]
laxiste[adj]

hoşgörülü,gevşek

layette[n][adj]

bebek çeyizi,bebek takımı • bebek mavisi,açık mavi

le[pron][det]

onu,onu • bir,o

lèche-vitrines[n]

vitrin bakmak,mağaza vitrinlerine bakmak

lécher[v]

yalamak,dil ile dokunmak

lecteur[n]

okur,okuyucu

lecteur mp3[n]

MP3 çalar,MP3 oynatıcı

lectorat[n]

okur kitlesi,okuyucu kesimi

lecture[n]

okuma,okuyuş

légal[adj]

yasal,kanuni

légendaire[adj]

efsanevi,destansı

légende[n]

efsane,destan

léger[adj]

hafif,ağır olmayan

legging[n]

leggings,tayt

législatif[adj]

yasama,yasama ile ilgili

législation[n]

mevzuat,yasama

légitime[adj]
legs[n]
léguer[v]
légume[n]

sebze,yeşillik

légume sec[n]

kuru baklagil,kurutulmuş baklagil

lendemain[n]

ertesi gün,sonraki gün

lent[adj]

yavaş,ağır

lentement[adv]

yavaşça

lenteur[n]

yavaşlık,ağırlık

lentille[n]

mercimek,mercimek

lentilles[n]
léopard[n]

leopar,pars

les[det][pron]

ler, lar • onları

lésion[n]
lessivage[n]
lessive[n]

çamaşır,deterjan

lettre[n]

harf,karakter

lettre d'information[n]

bülten,haber bülteni

lettre de candidature[n]

başvuru mektubu,iş başvuru mektubu

lettre de motivation[n]
lettres[n]

edebiyat,yazın

leur[pron]

onlara

lever[v][n]

kaldırmak,yükseltmek • kalkış,kalkma

LanGeek
Uygulamayı İndir