arrebatar

"arrebatar"kelimesinin İspanyolca tanımı ve anlamı

arrebatar
01

kapmak, çekip almak

quitar algo a alguien de las manos con fuerza y rapidez
arrebatar definition and meaning
example
Örnekler
No pude reaccionar cuando me arrebataron el teléfono.
Telefonumu kapınca tepki veremedim.
02

büyülemek, kendinden geçirmek

causar a alguien una emoción o admiración muy intensa
arrebatar definition and meaning
example
Örnekler
El discurso del poeta arrebató los corazones de los jóvenes.
Şairin konuşması gençlerin kalplerini kapıp götürdü.
03

öfkeden kudurmak, çılgına dönmek

perder el control por un ataque de ira o enojo muy fuerte
arrebatar definition and meaning
example
Örnekler
Cuando se arrebata, no piensa en lo que dice.
Öfkeyle kendinden geçtiğinde, söylediklerini düşünmez.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

stars

app store