frío
fr
ˈfɾi
fri
ío
o
o
tríoríorocíovacío

"frío"kelimesinin İspanyolca tanımı ve anlamı

frío
01

soğuk, dondurucu

que tiene baja temperatura 
frío definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
niteliksel
üstünlük derecesi
el más frío
karşılaştırma derecesi
más frío
derecelendirilebilir
eril tekil
frío
eril çoğul
fríos
dişil tekil
fría
dişil çoğul
frías
Örnekler
Hace frío en invierno. 

Kışın soğuk olur.

02

soğuk, ilgisiz

que muestra falta de afecto o interés 
frío definition and meaning
Örnekler
Su saludo fue muy frío. 

Selamı çok soğuktu.

03

sakin, soğukkanlı

que actúa con calma, serenidad o control 
frío definition and meaning
Örnekler
Mantén la cabeza fría en situaciones difíciles. 

Zor durumlarda başınızı soğuk tutun.

04

soğuk, buz gibi

que es de un color que recuerda al hielo o al agua, como el azul o el gris 
Örnekler
Prefiero los tonos fríos para la ropa de invierno. 

Kış giysileri için soğuk tonları tercih ederim.

El frío
01

soğuk, soğukluk

la sensación o estado de tener baja temperatura 
el frío definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
basit
sayılamaz
dilbilgisel cinsiyet
eril
Örnekler
El frío llega en invierno. 

Soğuk kışın gelir.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store