despidodialecto
despidodialecto
despido[n]

işten çıkarma,kovma

despido procedente[n]

haklı fesih,geçerli fesih

despilfarrar[v]

israf etmek,savurganlık yapmak

despilfarro[n]

israf,savurganlık

despiste[adj]

dalgın,dikkatsiz

desplazado[adj][n]
desplazamiento[n]

yer değiştirme,nakil

desplazar[v]

yer değiştirmek,hareket ettirmek

desplomar[v]

yerinden çıkarmak,devirmek

despojado[adj]

yalnız,terkedilmiş

despojar[v]

soymak

despojo[n]

yağma

déspota[n]

despot,zalim

despotricar[v]

bağırıp çağırmak

despreciable[adj]

önemsiz,değersiz

despreciar[v]

küçümsemek,hor görmek

desprecio[n]

küçümseme,hor görme

despreocupado[adj]

kaygısız,endişesiz

después[adv][prep]

sonra • sonra

después de[prep]

sonra

después de que[conj]

sonra

desquiciado[adj]

dengesiz,aklını kaçırmış

destacable[adj]

dikkate değer,kayda değer

destacado[adj]

seçkin, önemli

destacar[v]

vurgulamak,ön plana çıkarmak

desterrar[v]

sürgün etmek,kovmak

destierro[n]

sürgün,gurbet

destinatario[n]

alıcı,muhatap

destino[n]

varış yeri,gidilecek yer

destitución[n]

görevden alma,azil

destornillador[n]

tornavida,tornavida

destreza[n]

beceri,maharet

destripar[v]

bağırsaklarını çıkarmak,içini boşaltmak

destrozado[adj]

parçalanmış,dağılmış

destrozar[v]

vandalizm yapmak

destrucción[n]

yıkım

destruir[v]

yıkmak,tahrip etmek

desvainar[v]

kabuklarını soymak,kabuklarını ayıklamak

desván[n]

tavan arası,çatı katı

desvanecimiento[n]

bayılma,baygınlık

desvelar[v]

açıklamak,ortaya çıkarmak

desventaja[n]

dezavantaj

desvergüenza[n]
desvío[n]

sapma,yol değişikliği

detallista[adj]

titiz,detaycı

detección[n]

tespit

detective[n]

dedektif,müfettiş

detective privado[n]

özel dedektif,özel araştırmacı

detector de humo[n]

duman dedektörü

detector de mentiras[n]

yalan makinesi,poligraf

detector de metales[n]

metal dedektörü,metal algılayıcı

detención[n]

tutuklama,gözaltı

detener[v]

durdurmak,durmak

detenido[adj][n]

tutuklu,gözaltına alınmış • tutuklu,gözaltındaki kişi

detergente[n]

deterjan

deteriorado[adj]

bozulmuş,hasar görmüş

deteriorar[v]

bozmak,kötüleştirmek

deterioro[n]

bozulma

determinación[n]

kararlılık,karar

determinados[det]

belirli

detestable[adj]

iğrenç

detestar[v]

nefret etmek

detonador[n]

fünye,patlatıcı

detrás[adv]

arkasında

detrás de[prep]

arkasında,gerisinde

deuda[n]

borç,yükümlülük

deuda soberana[n]

egemen borç,devlet borcu

deudor[n]

borçlu,borç sahibi

devastador[adj]

yıkıcı

devastar[v]

harap etmek,mahvetmek

devoción[n]

bağlılık

devolución[n]

iade, geri ödeme

devolver[v]

iade etmek

devolver la pelota[phrase]
devorar[v]

yutmak

día[n]

gün

día de acción de gracias[n]

Şükran Günü,Teşekkür Günü

día de asuntos propios[n]

kişisel izin günü,özel işler günü

día de campo[n]

okul piknik günü,açık hava etkinlik günü

día de fiesta[n]

resmi tatil,bayram günü

dia de la independencia[n]

Bağımsızlık Günü,İstiklal Günü

día de la madre[n]

Anneler Günü

día de los enamorados[n]

Sevgililer Günü

día de los inocentes[n]

Masumlar Günü,Masumlar Günü (Nisan 1'e benzer)

día de los muertos[n]

Ölüler Günü

día de reyes[n]

Kral Günü,Epifani

día de todos los santos[n]

Tüm Azizler Günü,Azizler Bayramı

día del espectador[n]

seyirci günü

día del padre[n]

Babalar Günü,Baba Günü

día feriado[n]

resmi tatil,bayram günü

día laborable[n]

çalışma günü,iş günü

día personal[n]

kişisel gün,özel izin günü

día por enfermedad[n]

hastalık izni günü,hastalık günü

diabetes[n]

diyabet

diadema[n]

taç

diafragma[n]

diyafram,solunum kası

diagnosticar[v]

teşhis etmek

diagnóstico[n]

teşhis,tanı

diagonal[n]

köşegen

dialecto[n]

lehçe,ağız

LanGeek
Uygulamayı İndir