debilidaddelirante
debilidaddelirante
debilidad[n]

zayıflık,güçsüzlük

debilitar[v]

zayıflatmak

debutar[v]

ilk kez sahneye çıkmak

década[n]

on yıl

decadente[adj]

çürümüş,ahlaksız

decaer[v]

düşmek, azalmak

decágono[n]

ongen,on kenarlı ve on açılı düzlem şekil

decaído[adj]

mutsuz,bitkin

decanato[n]

dekanlık

decano[n]

dekan (fakülte dekanı)

decantar[v]

seçmek,tercih etmek

decepción[n]

hayal kırıklığı

decepcionado[adj]

hayal kırıklığına uğramış

decepcionante[adj]

hayal kırıklığı yaratan,düş kırıklığına uğratan

decepcionar[v]

hayal kırıklığına uğratmak

decibelio[n]

desibel

decidido[adj]

kararlı

decidir[v]

karar vermek

decimal[adj]

ondalık

décimo[adj]

onuncu

decir[v]

demek,söylemek

decisión[n]

karar

declaración[n]

beyan,ifade

declaración de renta[n]

gelir vergisi beyannamesi,yıllık gelir vergisi beyanı

declarante[n]

tanık,ifade veren

declarar[v]

beyan etmek

declararse en bancarrota[phrase]
decoloración[n]

ağartma,renk açma

decoración[n]

dekorasyon,süsleme

decorado[n]

dekor,sahne düzeni

decorar[v]

süslemek

decorativo[adj]

dekoratif,süsleyici

decreto[n]

kararname,ferman

dedal[n]

yüksük,parmak koruyucu

dedicación[n]

bağlılık,adanma

dedicado[adj]

adanmış,özenli

dedicar[v]

kendini adamak

dedicatoria[n]

ithaf,ithaf

dedo[n]

parmak

dedo anular[n]

yüzük parmağı,yüzük parmağı

dedo del pie[n]

ayak parmağı,ayak parmakları

dedo índice[n]

işaret parmağı

dedo medio[n]

orta parmak

dedo meñique[n]

serçe parmağı,küçük parmak

deducción[n]

çıkarım

deducir[v]

çıkarmak

defender[v]

savunmak

defensa[n]

savunma

defensa baja[n]

alçak savunma,alçak kurtarış

defensa central[n]

stoper,merkez defans

defensa propia[n]

meşru müdafaa,öz savunma

defensor[n]

savunma avukatı,müdafii

defensor público[n]

kamu savunucusu,devlet avukatı

déficit[n]

açık

definitivo[adj]

kesin,nihai

deflación[n]

deflasyon,deflasyon

deforestación[n]

orman tahribatı

deformar[v]

deforme etmek,şeklini bozmak

defraudador[n]

dolandırıcı,sahtekar

defraudar[v]

hayal kırıklığına uğratmak,hayal kırıklığı yaratmak

degradar[v]

bozulmak,yıpranmak

degustación[n]

tatma,degüstasyon

degustar[v]

tatmak

dehesa[n]

mera

dejar[v]

bırakmak,koymak

dejar a alguien[v]

birini terk etmek

dejar anonadado[v]

hayrete düşürmek,şaşkına çevirmek

dejar atónito[v]

derinden şaşırtmak,dilini tutmak

dejar cabos sueltos[phrase]
dejar de[phrase]
dejar de fumar[phrase]
dejar de seguir[v]

takibi bırakmak,takip etmeyi bırakmak

dejar en paz[phrase]
dejar helado[v]

şaşkına çevirmek,dondurmak

dejar los estudios[v]

eğitimi bırakmak

dejar un mensaje[phrase]
del congreso[adj]

kongreye ait,kongresel

del revés[adj]

ters,tersyüz

delantal[n]

önlük,apron

delante de[prep]

önünde,karşısında

delantero[adj][n]

ön,öncü • forvet,hücum oyuncusu

delatar[v]

ihbar etmek,ele vermek

delegado[adj]

temsilci,delege

delegado sindical[n]

sendika temsilcisi,işçi temsilcisi

delegar[n]

delege,temsilci

deleite[n]

zevk,haz

deletrear[v]

hecelemek,harf harf söylemek

delfín[n]

yunus

delgado[adj]

ince, zayıf

deliberación[n]
delicado[adj]

hassas,narin

delicatessen[n]

şarküteri,gurme dükkanı

delicioso[adj]

lezzetli

delincuencia[n]

suçluluk,suç oranı

delincuente[n]

suçlu

delincuente juvenil[n]

genç suçlu

delineador[n]

göz kalemi

delineante[n]

teknik ressam

delinquir[v]

suç işlemek

delirante[adj]

ateşli,sayıklayan

LanGeek
Uygulamayı İndir