Ara
to invigorate
01
kuvvetlendirmek
to enhance health and energy
Transitive: to invigorate a person or their senses
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
türemiş
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
invigorate
3. tekil kişi
invigorates
şimdiki zaman ortacı
invigorating
basit geçmiş zaman
invigorated
geçmiş zaman ortacı
invigorated
Örnekler
A brisk walk in the fresh air can invigorate both the body and mind.
Temiz havada hızlı bir yürüyüş hem bedeni hem de zihni canlandırabilir.
02
canlandırmak, güçlendirmek
to make something stronger, more powerful, or more intense
Transitive: to invigorate sth
Örnekler
The new marketing campaign is designed to invigorate the brand and attract more customers.
Yeni pazarlama kampanyası, markayı canlandırmak ve daha fazla müşteri çekmek için tasarlandı.
Leksikal Ağaç
invigorated
invigorating
invigoration
invigorate
invigor



























