Ara
to intrigue
01
merak uyandırmak
to capture someone's interest or curiosity
Transitive: to intrigue sb
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
intrigue
3. tekil kişi
intrigues
şimdiki zaman ortacı
intriguing
basit geçmiş zaman
intrigued
geçmiş zaman ortacı
intrigued
Örnekler
The cryptic message on the old map intrigues treasure hunters, leading them on an adventure.
Eski haritadaki şifreli mesale, hazine avcılarını meraklandırır ve onları bir maceraya sürükler.
02
entrika çevirmek, düzen kurmak
to secretly plot or scheme, often with the intent of causing harm
Intransitive: to intrigue | to intrigue against sb
Örnekler
He was careful not to intrigue too openly, keeping his plans hidden from others.
Planlarını başkalarından gizleyerek, çok açık bir şekilde entrika çevirmemeye dikkat etti.
Intrigue
01
entrika, komplo
a crafty and involved plot to achieve your (usually sinister) ends
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
çoğul biçim
intrigues
02
aşk entrikası
a clandestine love affair
Leksikal Ağaç
intrigued
intriguer
intriguing
intrigue



























