Ara
to intend
01
niyetlenmek
to have something in mind as a plan or purpose
Transitive: to intend to do sth
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
intend
3. tekil kişi
intends
şimdiki zaman ortacı
intending
basit geçmiş zaman
intended
geçmiş zaman ortacı
intended
Örnekler
The company intends to launch a new product line next year.
Şirket, gelecek yıl yeni bir ürün hattı piyasaya sürmeyi amaçlıyor.
02
niyet etmek, planlamak
to plan or create something with a particular purpose or future use in mind
Ditransitive: to intend sth to do sth
Örnekler
The company intended the new marketing campaign to reach a younger audience.
Şirket, yeni pazarlama kampanyasının daha genç bir kitleye ulaşmasını amaçladı.
03
demek istemek, niyet etmek
to mean for a remark or action to express a particular attitude or feeling
Transitive: to intend an attitude or feeling
Örnekler
He did n't intend any sarcasm when he made the comment.
Yorumu yaptığında hiçbir alay kastetmemişti.
Leksikal Ağaç
intended
intend



























