Ara
to inherit
01
miras almak
to receive money, property, etc. from someone who has passed away
Transitive: to inherit money or property
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
inherit
3. tekil kişi
inherits
şimdiki zaman ortacı
inheriting
basit geçmiş zaman
inherited
geçmiş zaman ortacı
inherited
Örnekler
After her grandmother's passing, she inherited a beautiful antique necklace.
Büyükannnesinin vefatından sonra, güzel bir antik kolye miras kaldı.
02
miras almak, kalıtım yoluyla almak
to receive traits or attributes from a previous generation through genetic inheritance
Transitive: to inherit a trait
Örnekler
She inherited her father's blue eyes and her mother's curly hair.
O, babasının mavi gözlerini ve annesinin kıvırcık saçlarını miras aldı.
03
miras almak, devralmak
to receive or be left with a situation, object, or condition from a predecessor or former owner
Transitive: to inherit a situation or object from sb
Örnekler
The new CEO inherited a company struggling with financial difficulties from her predecessor.
Yeni CEO, selefinden mali zorluklarla mücadele eden bir şirket miras aldı.
Leksikal Ağaç
disinherit
heritable
heritor
inherit



























