Ara
to immerse
01
daldırmak
to completely put something into a liquid
Transitive: to immerse sth in a liquid
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
türemiş
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
immerse
3. tekil kişi
immerses
şimdiki zaman ortacı
immersing
basit geçmiş zaman
immersed
geçmiş zaman ortacı
immersed
Örnekler
The cook immersed the vegetables completely in the boiling water.
Aşçı sebzeleri kaynayan suya tamamen batırdı.
02
dalmak, kendini kaptırmak
to become deeply involved or engrossed in a particular activity, interest, or pursuit
Transitive: to immerse oneself in an activity
Örnekler
She decided to immerse herself in learning a new language by taking intensive courses.
Yoğun kurslar alarak kendini yeni bir dil öğrenmeye adamaya karar verdi.
Leksikal Ağaç
immersion
immersive
immerse



























