hazel
ha
ˈheɪ
hei
zel
zəl
zēl
havel

"hazel"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

hazel
01

ela

having a greenish-brown color 
hazel definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
niteliksel
üstünlük derecesi
most hazel
karşılaştırma derecesi
more hazel
derecelendirilebilir
Örnekler
The autumn leaves had a hazel tint, creating a warm and inviting atmosphere. 

Sonbahar yaprakları ela bir renk tonuna sahipti, sıcak ve davetkar bir atmosfer yaratıyordu.

02

fındık ağacından yapılmış, fındık ağacı ile ilgili

made from or relating to the hazel tree or its products 
Örnekler
She chose a hazel walking stick for its strength and natural beauty. 

Dayanıklılığı ve doğal güzelliği için fındık ağacından bir yürüyek değneği seçti.

Hazel
01

ela rengi, fındık kahverengisi

a brownish-green color resembling the hue of hazelnuts or the eyes of some individuals 
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
basit
sayılamaz
çoğul biçim
hazels
Örnekler
The room was decorated in various shades of hazel, creating a warm and inviting space. 

Oda, sıcak ve davetkar bir alan yaratan çeşitli fındık tonlarında dekore edilmişti.

02

fındık ağacı, adi fındık

a type of deciduous tree or shrub from the genus Corylus, known for its rounded leaves, catkins, and edible nuts called hazelnuts 
Örnekler
The hazel in the garden provides both shade and nuts for wildlife. 

Bahçedeki fındık ağacı, yaban hayatı için hem gölge hem de fındık sağlar.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store