Ara
hazel
01
ela
having a greenish-brown color
Örnekler
The hazel sunset bathed the landscape in a soft, golden glow.
Fındık rengi gün batımı, manzarayı yumuşak, altın bir parıltıyla yıkadı.
02
fındık ağacından yapılmış, fındık ağacı ile ilgili
made from or relating to the hazel tree or its products
Örnekler
He wore a hat made of hazel branches, showcasing traditional craftsmanship.
Geleneksel el işçiliğini sergileyen fındık dallarından yapılmış bir şapka giyiyordu.
Hazel
01
ela rengi, fındık kahverengisi
a brownish-green color resembling the hue of hazelnuts or the eyes of some individuals
Örnekler
His hazel eyes were the perfect complement to his outfit.
Onun ela gözleri kıyafetinin mükemmel tamamlayıcısıydı.
02
fındık ağacı, adi fındık
a type of deciduous tree or shrub from the genus Corylus, known for its rounded leaves, catkins, and edible nuts called hazelnuts
Örnekler
A hazel was planted along the garden ’s edge to create a natural barrier.
Bahçenin kenarına doğal bir bariyer oluşturmak için bir fındık ağacı dikildi.



























