Ara
habitually
01
alışılagelmiş şekilde, düzenli olarak
in a way that reflects someone's regular behavior or usual pattern over time
Örnekler
They habitually dine at that little bistro on Friday evenings.
Cuma akşamları alışılagelmiş bir şekilde o küçük bistroyu tercih ederler.
1.1
alışılmış şekilde, sistematik olarak
in a repeated and often troublesome way, especially referring to actions that are hard to break or change
Örnekler
He habitually overspends, despite repeated warnings from his financial advisor.
Mali danışmanının tekrarlanan uyarılarına rağmen, alışkanlıkla aşırı harcama yapar.
Leksikal Ağaç
habitually
habitual
habit



























