greedy
gree
ˈgri:
gri
dy
di
di
speedytweedyreedyseedy

"greedy"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

greedy
01

aç gözlü

having an excessive and intense desire for something, especially wealth, possessions, or power 
greedy definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
niteliksel
üstünlük derecesi
greediest
karşılaştırma derecesi
greedier
derecelendirilebilir
Örnekler
The greedy businessman exploited his employees for profit, caring only about increasing his own wealth. 

Açgözlü iş adamı, sadece kendi servetini artırmayı düşünerek, kâr için çalışanlarını sömürdü.

02

açgözlü, hırslı

intensely or excessively desirous of something 
Örnekler
She was greedy for attention at the party. 

Partide dikkat için açgözlüydü.

03

obur, açgözlü

having an excessive appetite for food or drink 
Örnekler
The dog was greedy at dinner and ate everything. 

Köpek akşam yemeğinde açgözlüydü ve her şeyi yedi.

Leksikal Ağaç

greedily
greediness
overgreedy
greedy
greed
App
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store