Ara
greedy
01
aç gözlü
having an excessive and intense desire for something, especially wealth, possessions, or power
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
niteliksel
üstünlük derecesi
greediest
karşılaştırma derecesi
greedier
derecelendirilebilir
Örnekler
The greedy businessman exploited his employees for profit, caring only about increasing his own wealth.
Açgözlü iş adamı, sadece kendi servetini artırmayı düşünerek, kâr için çalışanlarını sömürdü.
02
açgözlü, hırslı
intensely or excessively desirous of something
Örnekler
She was greedy for attention at the party.
Partide dikkat için açgözlüydü.
03
obur, açgözlü
having an excessive appetite for food or drink
Örnekler
The dog was greedy at dinner and ate everything.
Köpek akşam yemeğinde açgözlüydü ve her şeyi yedi.
Leksikal Ağaç
greedily
greediness
overgreedy
greedy
greed



























