Ara
to gore
01
delmek, saplamak
wound by piercing with a sharp or penetrating object or instrument
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
gore
3. tekil kişi
gores
şimdiki zaman ortacı
goring
basit geçmiş zaman
gored
geçmiş zaman ortacı
gored
02
parçalara ayırmak, dilimlere bölmek
cut into gores
Gore
01
kan dökme, katliam
the shedding of blood resulting in murder
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
basit
sayılamaz
02
yama, panel
a piece of cloth that is generally triangular or tapering; used in making garments or umbrellas or sails
03
kan pıhtısı, pıhtılaşmış kan
coagulated blood from a wound
04
bir gore, bir toprak parçası
a small, usually triangular piece of land found where two roads or highways diverge or merge
Örnekler
The sign was placed on the gore to clearly indicate the direction for each lane.
Tabela, her şeridin yönünü açıkça belirtmek için gore üzerine yerleştirildi.



























