annoying
a
ə
ē
nnoying
ˈnɔɪɪng
noying
cloyingtoying

"annoying"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

annoying
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
şimdiki ortaç sıfatı
niteliksel
üstünlük derecesi
most annoying
karşılaştırma derecesi
more annoying
derecelendirilebilir
Örnekler
The annoying sound of construction outside disrupted her concentration. 

Dışarıdaki inşaatın rahatsız edici sesi konsantrasyonunu bozdu.

Annoying
01

rahatsızlık, sinir bozuculuk

the act or state of causing irritation or displeasure 
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılamaz
çoğul biçim
annoyings
Örnekler
The constant noise from traffic became a source of annoying for the residents. 

Trafiğin sürekli gürültüsü, sakinler için bir rahatsızlık kaynağı haline geldi.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store