Ara
annoying
Örnekler
The annoying delay in public transportation made commuters late for work.
Toplu taşımadaki sinir bozucu gecikme, işe gidenleri işe geç bıraktı.
Annoying
01
rahatsızlık, sinir bozuculuk
the act or state of causing irritation or displeasure
Örnekler
The little annoyings throughout the day slowly drained his energy.
Gün boyunca küçük rahatsızlıklar yavaş yavaş enerjisini tüketti.
Leksikal Ağaç
annoyingly
annoying
annoy



























