fuzz
fuzz
fʌz
faz
buzzabuzz

"fuzz"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

Fuzz
01

polis, aşiret

a policeman 
fuzz definition and meaning
argo
Örnekler
The fuzz pulled over the car on Main Street. 

Polisler arabayı Main Street'te kenara çekti.

02

demet

a mass of curled hair or fibers 
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
çoğul biçim
fuzzes
03

tüy, bitki tüyü

filamentous hairlike growth on a plant 
04

tüy, ilk sakal

the first beard of an adolescent boy 
05

bulanıklık, belirsizlik

a hazy or indistinct representation 
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store