frantic
fran
ˈfræn
fren
tic
tɪk
tik
/ˈfræntɪk/

"frantic"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

frantic
01

aşırı heyecanlanmış

greatly frightened and worried about something, in a way that is uncontrollable
frantic definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
niteliksel
üstünlük derecesi
most frantic
karşılaştırma derecesi
more frantic
derecelendirilebilir
Örnekler
As the deadline approached, she grew frantic trying to finish her project on time.
Son teslim tarihi yaklaştıkça, projesini zamanında bitirmeye çalışırken çılgına döndü.
02

çılgın, telaşlı

done in a hurried, agitated, or disorganized manner
Örnekler
He typed the email in a frantic hurry.
E-postayı çılgınca bir aceleyle yazdı.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store