Ara
to forage
01
yiyecek aramak
to search for and collect food, typically in natural surroundings such as forests or fields
Intransitive: to forage for food
Örnekler
They recently foraged for wild herbs to use in cooking.
Yakın zamanda yemek yapmak için vahşi otlar topladılar.
02
yiyecek aramak, foraj yapmak
to search an area in order to find food or necessary supplies
Transitive: to forage a place
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
hareket fiili
düzenli
şimdiki zaman
forage
3. tekil kişi
forages
şimdiki zaman ortacı
foraging
basit geçmiş zaman
foraged
geçmiş zaman ortacı
foraged
Örnekler
The refugees foraged the abandoned village for anything edible they could find.
Mülteciler, bulabildikleri yenilebilir her şey için terk edilmiş köyü aramaya çıktılar.
Forage
01
yem, yiyecek arama
the act of searching for food and provisions
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılamaz
02
yem, hayvan yemi
bulky food like grass or hay for browsing or grazing horses or cattle



























