Ara
Flurry
01
sağanak
a small amount of rain, snow, etc. that moves in a quick and stormy way and lasts only for a short period of time
Örnekler
We saw a flurry of leaves swirling around in the wind.
Rüzgarda dönen bir sağanak yaprak gördük.
02
telaş, koşuşturma
a rapid active commotion
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
çoğul biçim
flurries
to flurry
01
telaşla hareket etmek, karmaşık bir şekilde hareket etmek
move in an agitated or confused manner
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
hareket fiili
düzenli
şimdiki zaman
flurry
3. tekil kişi
flurries
şimdiki zaman ortacı
flurrying
basit geçmiş zaman
flurried
geçmiş zaman ortacı
flurried
02
vücudun etrafında renkli halkalar olmak, vücut etrafında renkli halkalar göstermek
having colored rings around the body
03
utandırmak, mahcup etmek
cause to feel embarrassment



























