to excruciate
Pronunciation
/ɛkskɹˈuːʃɪˌeɪt/

"excruciate"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

to excruciate
01

işkence etmek

to torture someone physically
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
türemiş
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
excruciate
3. tekil kişi
excruciates
şimdiki zaman ortacı
excruciating
basit geçmiş zaman
excruciated
geçmiş zaman ortacı
excruciated
Örnekler
The soldiers excruciated their enemies, making them beg for mercy.
Askerler, düşmanlarını işkence ederek merhamet dilemelerine neden oldular.
02

acı vermek

to cause someone to suffer mentally
Örnekler
The betrayal of a close friend excruciated him, leaving him unable to trust anyone again.
Yakın bir arkadaşın ihaneti onu çok acıttı, bir daha kimseye güvenemeyecek hale getirdi.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store