dynamic
dy
daɪ
day
na
ˈnæ
ne
mic
mɪk
mik
/da‍ɪnˈæmɪk/

"dynamic"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

dynamic
Örnekler
The dynamic leader inspires her team with her boundless energy and passion.
Dinamik lider, sınırsız enerjisi ve tutkusuyla ekibine ilham verir.
02

enerjik, dinamik

marked by forceful action or effectiveness
Örnekler
A dynamic leader can transform an organization.
Dinamik bir lider bir organizasyonu dönüştürebilir.
03

dinamik, etkin

expressing action rather than a state, as in verbs or participial adjectives
Örnekler
Teachers distinguish between dynamic and stative verbs.
Öğretmenler dinamik ve durum fiilleri arasında ayrım yapar.
04

dinamik, kinetik

relating to the study of forces and motion
Örnekler
Dynamic calculations helped predict structural stress.
Dinamik hesaplamalar yapısal stresi tahmin etmeye yardımcı oldu.
05

dinamik, sürekli değişen

characterized by continuous and often rapid change or progress
Örnekler
The dynamic nature of social media trends means that popular topics can change overnight.
Sosyal medya trendlerinin dinamik doğası, popüler konuların bir gecede değişebileceği anlamına gelir.
Dynamic
01

itici güç, hareket ettirici

a motivating force or factor that stimulates activity or progress
Örnekler
Teamwork was the dynamic that drove the project forward.
Takım çalışması, projeyi ileriye taşıyan dinamik idi.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store