Ara
to droop
01
sarkmak, eğilmek
to bend downward or sag under the influence of gravity or due to lack of support or tension
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
hareket fiili
düzenli
şimdiki zaman
droop
3. tekil kişi
droops
şimdiki zaman ortacı
drooping
basit geçmiş zaman
drooped
geçmiş zaman ortacı
drooped
Örnekler
His shoulders began to droop as fatigue set in after a long day's work.
Uzun bir günün ardından yorgunluk çökerken omuzları sarkmaya başladı.
02
sarkmak, gevşemek
become limp
03
sarkmak, sarkıtmak
hang loosely or laxly
04
morali bozulmak, keyfi kaçmak
to become low in spirit or feel downhearted
Örnekler
She drooped at the thought of moving away from friends.
Arkadaşlarından uzaklaşma düşüncesiyle çöktü.
Droop
01
sarkma, düşme
a shape that sags
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
çoğul biçim
droops
Leksikal Ağaç
drooping
droop



























