divergent
di
daɪ
day
ver
ˈvɜr
vır
gent
ʤənt
cent
/da‍ɪvˈɜːd‍ʒənt/

"divergent"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

divergent
01

farklı

(of thought, approach, method, etc.) not following a common path, expectation, or widely accepted way of thinking or doing something
divergent definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
bileşik
niteliksel
üstünlük derecesi
most divergent
karşılaştırma derecesi
more divergent
derecelendirilebilir
Örnekler
The novel presents a divergent perspective on historical events.
Roman, tarihi olaylara farklı bir perspektif sunuyor.
02

ıraksama

(of physical movement or natural separation) spreading away from a single point or each other, creating increasing distance over time
Örnekler
The road forks into two divergent trails leading to different villages.
Yol, farklı köylere giden iki birbirinden uzaklaşan patikaya ayrılır.
03

farklılaşan, dağılan

(in psychology) thinking in many different, often unusual, directions to generate new ideas or solutions
Specialized
Örnekler
Schools often try to cultivate divergent thinking in students.
Okullar genellikle öğrencilerde ıraksak düşünmeyi geliştirmeye çalışır.
04

ıraksak, yakınsak olmayan

(of a series of numbers or terms) failing to converge to a finite sum or limit
Örnekler
Calculus students studied the properties of divergent sequences.
Kalkülüs öğrencileri ıraksak dizilerin özelliklerini inceledi.
05

ıraksak, farklılaşan

(in physics) spreading apart from a central point
Örnekler
Divergent magnetic field lines were observed in the experiment.
Deneyde manyetik alan çizgilerinin ıraksak olduğu gözlemlendi.
06

farklı, uzaklaşan

(of plant organs) arranged so that their upper parts are farther apart than their bases along the main stem or axis
Örnekler
Divergent leaf arrangement is common in many flowering plants.
Iraksak yaprak düzeni birçok çiçekli bitkide yaygındır.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store