Ara
distressing
01
tedirgin edici
causing feelings of discomfort, sadness, or anxiety
Örnekler
The child's frequent nightmares were distressing for the parents.
Çocuğun sık sık gördüğü kabuslar ebeveynler için üzücüydü.
02
üzücü, acı verici
bad; unfortunate
Leksikal Ağaç
distressingly
distressingness
distressing
distress



























