Ara
disenchanted
01
büyüsü bozulmuş, hayal kırıklığına uğramış
no longer under a magical or illusory influence
Örnekler
He returned disenchanted from the enchanted forest.
Büyülü ormandan büyüsü bozulmuş bir şekilde döndü.
02
düş kırıklığına uğramış
not believing in the worth or value of a person or thing any longer
Örnekler
He felt disenchanted with the art world after struggling to find recognition for his work.
Çalışmalarına tanınma bulmak için mücadele ettikten sonra sanat dünyasına karşı hayal kırıklığına uğramış hissetti.
Leksikal Ağaç
disenchanted
enchanted
chanted
chant



























