disarray
dis
ˌdɪs
dis
a
ɜ
ı
rray
ˈreɪ
rey
British pronunciation
/dˌɪsɐɹˈe‍ɪ/

"disarray"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

Disarray
01

karışıklık

a state of confusion and lack of order and organization
disarray definition and meaning
example
Örnekler
The political situation in the country was in disarray, with various factions struggling for control.
Ülkedeki siyasi durum, çeşitli grupların kontrol için mücadele etmesiyle karmaşa içindeydi.
02

dağınıklık

a lack of tidiness in appearance
example
Örnekler
The disarray of his appearance, with a crooked collar and mismatched socks, made it clear he had n’t planned on leaving the house.
Eğri bir yaka ve uyumsuz çoraplarla görünümündeki karışıklık, evden çıkmayı planlamadığını açıkça belli ediyordu.
to disarray
01

dağıtmak, karmaşa çıkarmak

to bring disorder or confusion to something, disrupting its normal arrangement or functioning
example
Örnekler
The toddler disarrayed the living room, leaving toys and cushions strewn across the floor.
Yürümeye yeni başlayan çocuk, oyuncakları ve yastıkları yere saçarak oturma odasını dağıttı.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

stars

app store