disappear
dis
ˌdɪs
dis
a
ə
e
ppear
ˈpɪr
pir
British pronunciation
/ˌdɪsəˈpɪə/

"disappear"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

to disappear
01

yok olmak

to no longer be able to be seen
Intransitive
to disappear definition and meaning
example
Örnekler
As the magician waved his wand, the rabbit seemed to disappear from the top hat in a blink of an eye.
Sihirbaz asasını sallarken, tavşan göz açıp kapayıncaya kadar şapkadan kaybolmuş gibi göründü.
02

ortadan kaybolmak

to no longer be able be found or located, often leading to frustration
Intransitive
example
Örnekler
The fog gradually disappeared as the sun rose higher in the sky.
Sis yavaş yavaş kayboldu güneş gökyüzünde daha yükseğe çıktıkça.
03

yok olmak

to no longer exist or be used
Intransitive
example
Örnekler
Certain foods have disappeared from the local diet.
Bazı yiyecekler yerel diyetten kayboldu.
04

yavaş yavaş kaybolmak, gözden kaybolmak

to slowly become less noticeable or intense until gone
Intransitive
example
Örnekler
Over time, the colors in the painting began to disappear.
Zamanla, resimdeki renkler kaybolmaya başladı.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

stars

app store