delight
de
di
light
ˈlaɪt
layt
/dɪlˈa‍ɪt/

"delight"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

Delight
01

haz

a feeling of great pleasure or joy
delight definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
çoğul biçim
delights
Örnekler
Her eyes sparkled with delight when she saw the decorations for her birthday party.
Doğum günü partisi için süslemeleri gördüğünde gözleri neşe ile parlıyordu.
02

neşe, keyif

a person or thing that brings great happiness or joy
Örnekler
He found the meal a true delight.
Yemeği gerçek bir keyif olarak buldu.
to delight
01

memnun etmek, sevindirmek

to bring pleasure or joy to someone
Transitive: to delight sb
to delight definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
delight
3. tekil kişi
delights
şimdiki zaman ortacı
delighting
basit geçmiş zaman
delighted
geçmiş zaman ortacı
delighted
Örnekler
The breathtaking view from the mountaintop delights the hikers.
Dağın zirvesinden nefes kesici manzara, yürüyüşçüleri keyiflendirir.
02

zevk almak, hoşlanmak

to experience deep joy or satisfaction from something
Intransitive: to delight in sth
Örnekler
He delights in small victories, knowing they lead to larger successes.
O, küçük zaferlerden büyük keyif alır, çünkü bunların daha büyük başarılara yol açacağını bilir.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store