Ara
to corral
01
toplamak, bir araya getirmek
to gather or bring together things into one place
Transitive: to corral sth
Örnekler
They corralled their belongings before leaving the campsite.
Kamptan ayrılmadan önce eşyalarını bir araya getirdiler.
02
çitlemek, toplamak
to gather and confine animals or people within an enclosed area or space
Transitive: to corral a group of people or animals
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
hareket fiili
düzenli
şimdiki zaman
corral
3. tekil kişi
corrals
şimdiki zaman ortacı
corralling
basit geçmiş zaman
corralled
geçmiş zaman ortacı
corralled
Örnekler
The ranchers corralled the horses before sunset.
Çiftçiler gün batımından önce atları ağıla aldı.
03
çevrelemek, daire şeklinde düzenlemek
to organize or position wagons in a circular or enclosed arrangement
Transitive: to corral wagons
Örnekler
They corralled the wagons into a circle to form a safe camp for the night.
Gece için güvenli bir kamp oluşturmak üzere vagonları bir daire içine aldılar.
Corral
01
büyükbaş hayvan ağılı, ahır
a pen for cattle
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
çoğul biçim
corrals



























