Ara
to congeal
01
katılaşmak, pıhtılaşmak
to change from a fluid or soft state into a thickened or semi-solid form
Örnekler
Wax congeals as it cools, forming solid drips.
Mum soğudukça katılaşır, katı damlalar oluşturur.
02
somutlaşmak, şekillenmek
(of ideas, feelings, or groups) to take definite form
Örnekler
Public opinion congealed against the new policy quickly.
Kamuoyu yeni politikaya karşı hızla katılaştı.
Leksikal Ağaç
congealed
congealment
congeal



























