Ara
to con
01
sahtekarlık yapmak
to deceive someone in order to deprive them of something, such as money, property, or information
Transitive: to con sb
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
con
3. tekil kişi
cons
şimdiki zaman ortacı
conning
basit geçmiş zaman
conned
geçmiş zaman ortacı
conned
Örnekler
The scammer conned elderly individuals into giving them their life savings by posing as a bank representative over the phone.
Dolandırıcı, telefonla banka temsilcisi gibi davranarak yaşlı bireyleri hayat birikimlerini vermeleri için kandırdı.
02
bir şeyi iyice çalışmak veya ezberlemek, özellikle tekrarla
to study or memorize something thoroughly, especially by repetition
Transitive: to con information
Örnekler
She conned the entire textbook for the exam by reading it every night.
Sınav için her gece okuyarak tüm ders kitabını ezberledi.
Con
01
kusur
a disadvantage or negative aspect of a situation or decision
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
çoğul biçim
cons
Örnekler
A major con of living in a big city is the high cost of housing.
Büyük bir şehirde yaşamanın önemli bir dezavantajı, konut maliyetinin yüksek olmasıdır.
02
dolandırıcılık, hile
a swindle in which someone is cheated or deceived for another's gain
Örnekler
He fell victim to a con while playing cards in the casino.
Kumarhanede kart oynarken bir dolandırıcılık kurbanı oldu.
03
mahkum
an individual currently serving time in jail or prison
Örnekler
The con was transferred to a maximum-security facility.
Mahkum, maksimum güvenlikli bir tesise nakledildi.
con
01
karşı, muhalefetle
against an opinion or proposition
dil bilgisi bilgileri
Örnekler
He argued con the motion, presenting several strong points.
Tasarıya con karşı çıkarak, birkaç güçlü nokta sundu.



























