Ara
to clench
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
clench
3. tekil kişi
clenches
şimdiki zaman ortacı
clenching
basit geçmiş zaman
clenched
geçmiş zaman ortacı
clenched
Örnekler
Anticipating a challenging climb, the mountaineer clenches the rope tightly in preparation.
Zorlu bir tırmanışı öngören dağcı, hazırlık olarak ipi sıkıca kavrar.
02
sıkmak, sıkıca tutmak
to squeeze or press tightly
Transitive: to clench sth
Örnekler
He clenched his fists in anger, ready to confront the person who had insulted him.
Öfkeyle yumruklarını sıktı, onu aşağılayan kişiyle yüzleşmeye hazır.
Clench
01
sıkma, kavrama
the act of grasping
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
çoğul biçim
clenches
02
küçük kement, seizing ile yapılmış küçük ilmek
a small slip noose made with seizing
Leksikal Ağaç
clenched
clench



























