chamber
cham
ˈʧeɪm
cheim
ber
clambercamberchamfer

"chamber"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

Chamber
01

kapalı bölüm

a private room that is mostly used as bedroom 
chamber definition and meaning
Örnekler
The queen retired to her chamber after the banquet. 

Kraliçe, ziyafetten sonra odasına çekildi.

02

oda, toplantı salonu

a formal meeting place where discussions or decisions take place, particularly within a administrative or judicial context 
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
çoğul biçim
chambers
Örnekler
The Senate chamber was filled with lawmakers debating the new bill. 

Senato odası, yeni yasa tasarısını tartışan milletvekilleriyle doluydu.

2.1

oda, meclis

one of the divisions or houses within a legislative body, such as a parliament, where laws are debated and passed 
Örnekler
The bill was passed by the lower chamber before being sent to the upper house for approval. 

Tasarı, onay için üst meclise gönderilmeden önce alt meclis tarafından kabul edildi.

03

kapalı yer

a room used for a specific purpose, often with a particular function, such as a private space for sleeping or a meeting room for formal discussions 
04

oda, duruşma salonu

a room where a judge transacts business 
05

oda, boşluk

an enclosed volume in the body 
to chamber
01

barındırmak, konaklatmak

place in a chamber 
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
türemiş
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
chamber
3. tekil kişi
chambers
şimdiki zaman ortacı
chambering
basit geçmiş zaman
chambered
geçmiş zaman ortacı
chambered
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store