Ara
Chagrin
01
hayal kırıklığı
a state of embarrassment due to failing, getting humiliated, or disappointed
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılamaz
Örnekler
The team 's defeat in the championship match was met with collective chagrin from their supporters.
Takımın şampiyonluk maçındaki yenilgisi, taraftarlarından toplu bir üzüntü ile karşılandı.
to chagrin
01
hayal kırıklığına uğratmak
to cause someone to feel annoyed, frustrated, or embarrassed, especially due to disappointment or failure
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
chagrin
3. tekil kişi
chagrins
şimdiki zaman ortacı
chagrining
basit geçmiş zaman
chagrined
geçmiş zaman ortacı
chagrined
Örnekler
While we were at the meeting, she was chagrining herself over her mistake.
Toplantıdayken, hatası yüzünden kendini üzüyordu.



























