Ara
capable
01
kabiliyetli
having the ability or capacity to do something
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
bileşik
niteliksel
üstünlük derecesi
most capable
karşılaştırma derecesi
more capable
derecelendirilebilir
Örnekler
She is capable of solving complex problems.
O, karmaşık sorunları çözme yeteneğine sahiptir.
02
yetenekli, ehil
skilled and qualified to perform effectively
Örnekler
The surgeon is highly capable in complex operations.
Cerrah, karmaşık operasyonlarda yeteneklidir.
03
elverişli, müsait
able to accept, permit, or endure something
Örnekler
The room is capable of accommodating fifty people.
Oda, elli kişiyi ağırlamak için yeterlidir.
04
yetenekli, eğilimli
having the temperament, disposition, or inclination for something
Örnekler
She is capable of intense focus when studying.
O çalışırken yoğun bir odaklanma yeteneklidir.
Leksikal Ağaç
capability
capableness
capably
capable



























