Ara
to canoodle
01
öpüşmek, sarılmak
to engage in affectionate and intimate behavior, such as hugging, kissing, or cuddling
Intransitive
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
canoodle
3. tekil kişi
canoodles
şimdiki zaman ortacı
canoodling
basit geçmiş zaman
canoodled
geçmiş zaman ortacı
canoodled
Örnekler
The lovers spent the afternoon canoodling under the shade of the tree.
Aşıklar öğleden sonrayı ağacın gölgesinde öpüşüp sarılarak geçirdi.



























