Ara
to adjoin
01
bitişik olmak, komşu olmak
to share a common boundary with something
Örnekler
A narrow footpath adjoins the riverbank for several miles.
Dar bir patika, nehir kıyısını birkaç mil boyunca bitişir.
02
eklemek, birleştirmek
to add one thing directly onto another
Örnekler
They adjoined a lean-to storage shed to the side of the garage.
Onlar garajın yanına bir eklenti depo kulübesi bitiştirdiler.
03
bitişik olmak, komşu olmak
to meet in direct physical contact
Örnekler
The castle 's curtain wall adjoins its corner towers at key angles.
Kalenin sur duvarı, köşe kulelerine anahtar açılarda bitişir.



























