burgundy
bur
ˈbɜ:
gun
gən
gēn
dy
di
di

"burgundy"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

Burgundy
01

bordo, burgonya

a dark red color with a purplish or blackish hue 
burgundy definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılamaz
çoğul biçim
burgundies
Örnekler
She painted the walls a rich burgundy. 

Duvarları zengin bir bordo rengine boyadı.

02

burgonya şarabı

a red wine from the Burgundy region of France, or a similar wine made elsewhere 
Burgundy definition and meaning
Örnekler
She poured a glass of Burgundy with dinner. 

Akşam yemeğiyle birlikte bir bardak Burgonya doldurdu.

03

Burgonya, Burgonya

a historical province in eastern France, noted for its wine 
Örnekler
She studied the history of Burgundy in her European history class. 

Avrupa tarihi dersinde Burgonya'nın tarihini inceledi.

burgundy
01

şarap rengi

deep red in color 
burgundy definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
niteliksel
derecelendirilemez
Örnekler
She wore a stunning burgundy gown to the gala event. 

Gala etkinliğinde göz alıcı bir bordo elbise giymişti.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store