bully
bu
ˈbʊ
boo
lly
li
li
burlybellybulkybilly

"bully"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

Bully
01

kabadayı

a person who likes to threaten, scare, or hurt others, particularly people who are weaker 
bully definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
insan
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
çoğul biçim
bullies
Örnekler
It's important for parents to teach their children about empathy and kindness to prevent them from becoming bullies. 

Ebeveynlerin çocuklarına empati ve nezaket öğretmeleri, onların zorba olmalarını önlemek için önemlidir.

to bully
01

kabadayılık etmek

to use power or influence to frighten or harm someone weaker or more vulnerable 
Transitive: to bully sb
to bully definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
bully
3. tekil kişi
bullies
şimdiki zaman ortacı
bullying
basit geçmiş zaman
bullied
geçmiş zaman ortacı
bullied
Örnekler
The older kids would often bully the younger students, teasing them and taking their belongings. 

Büyük çocuklar genellikle küçük öğrencileri zorbalık eder, onlarla alay eder ve eşyalarını alırlardı.

02

zorbalık etmek, baskı yapmak

be bossy towards 
bully
01

harika, müthiş

very good 
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
niteliksel
üstünlük derecesi
bulliest
karşılaştırma derecesi
bullier
derecelendirilebilir
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store