Ara
to buckle down
[phrase form: buckle]
01
ciddi bir şekilde çalışmaya başlamak, kendini işe vermek
to work hard in order to achieve a goal
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
öbeksi
eylem fiili
düzenli
ayrılamaz
edat
down
temel fiil
buckle
şimdiki zaman
buckle down
3. tekil kişi
buckles down
şimdiki zaman ortacı
buckling down
basit geçmiş zaman
buckled down
geçmiş zaman ortacı
buckled down
Örnekler
He needs to buckle down and concentrate on his career goals.
Kariyer hedeflerine odaklanmak için ciddi şekilde çalışması gerekiyor.
02
sıkıca bağlamak, sabitlemek
to securely fasten something in place
Örnekler
The pilot instructed everyone to buckle down their seat belts before takeoff.
Pilot, kalkış öncesinde herkese emniyet kemerlerini bağlamalarını söyledi.



























