on-screen
on
ɑ:n
an
screen
skri:n
skrin
British pronunciation
/ˌɒnskɹˈiːn/
onscreen

"on-screen"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

on-screen
01

ekranda, ekran üzerinde

displayed on a computer, TV, or cinema screen
example
Örnekler
The on-screen keyboard makes typing more accessible for users with disabilities.
Ekran klavyesi, engelli kullanıcılar için yazmayı daha erişilebilir hale getirir.
02

ekranda, sahnede

appearing in a film, television show, or other visual media, rather than in real life
example
Örnekler
His on-screen mother is also his actual mother, providing a genuine dynamic in their scenes.
Ekrandaki annesi aynı zamanda gerçek annesidir, bu da sahnelerinde gerçek bir dinamik sağlar.
on screen
on
ɑ:n
an
screen
skri:n
skrin
British pronunciation
/ˌɒn skɹˈiːn/
on-screen
onscreen
on screen
01

ekranda, ekran üzerinde

on a computer, television, or cinema display
example
Örnekler
To make the data easier to understand, they displayed the charts and graphs on-screen for the audience.
Verilerin daha kolay anlaşılmasını sağlamak için, grafikleri ve çizelgeleri izleyiciler için ekranda gösterdiler.
02

ekranda, perdede

in a movie or television show, rather than in real life
example
Örnekler
The movie's romantic subplot looked genuine on-screen, though the actors were just friends in real life.
Filmin romantik yan hikayesi ekranda samimi görünüyordu, ancak aktörler gerçek hayatta sadece arkadaştı.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

stars

app store