boiling point
boi
ˈbɔɪ
boy
ling
lɪng
ling
point
pɔɪnt
poynt
British pronunciation
/bˈɔɪlɪŋ pˈɔɪnt/

"boiling point"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

Boiling point
01

kaynama noktası

the temperature at which a liquid starts boiling
boiling point definition and meaning
example
Örnekler
High-altitude cooking requires adjustments due to the lower boiling point of water.
Yüksek irtifada pişirme, suyun daha düşük kaynama noktası nedeniyle ayarlamalar gerektirir.
02

kaynama noktası, sinir sınırı

a state of extreme anger
03

kaynama noktası, doruk noktası

a state of intense excitement
example
Örnekler
He was at boiling point waiting for the game to start.
Maçın başlamasını beklerken kaynama noktasındaydı.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

stars

app store