boiling point
boi
ˈbɔɪ
boy
ling
lɪng
ling
point
pɔɪnt
poynt

"boiling point"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

Boiling point
01

kaynama noktası

the temperature at which a liquid starts boiling 
boiling point definition and meaning
Örnekler
Water has a boiling point of 100 degrees Celsius at sea level. 

Su, deniz seviyesinde 100 derece Celsius kaynama noktasına sahiptir.

02

kaynama noktası, sinir sınırı

a state of extreme anger 
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
çoğul biçim
boiling points
Örnekler
He was already close to his boiling point after the second mistake. 

İkinci hatadan sonra zaten kaynama noktasına yakındı.

03

kaynama noktası, doruk noktası

a state of intense excitement 
Örnekler
The crowd reached a boiling point as the band walked onstage. 

Grup sahneye çıktığında kalabalık kaynama noktasına ulaştı.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store