Ara
to see in
[phrase form: see]
01
karşılamak, hoş geldin demek
to greet someone into a place
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
öbeksi
eylem fiili
düzenli
ayrılabilir
edat
in
temel fiil
see
şimdiki zaman
see in
3. tekil kişi
sees in
şimdiki zaman ortacı
seeing in
basit geçmiş zaman
saw in
geçmiş zaman ortacı
seen in
Örnekler
The doorman saw us in when we arrived at the hotel.
Kapıcı, otele vardığımızda bizi içeri aldı.
02
içini görmek, içine bakmak
to view the interior of a building from an external viewpoint
Örnekler
Tourists often stop to see in at the historic church as they walk by.
Turistler genellikle yanlarından geçerken tarihi kilisenin içini görmek için dururlar.



























